Jack London'ın ilk olarak 1906 yılı Mayıs - Ekim ayları arasında The Outing Magazine adlı dergide yayınlanan 1909 yılında kitap olarak basılan Beyaz Diş isimli romanı, klasikler okunacaksa kendine rahatlıkla yer bulacak nitelikte bir roman. Annesi köpek babası kurt olan Beyaz Dişin mağarada gözlerini dünyaya açışı ile başlayan yaşam öyküsü annesinin eskiden emrinde yaşadığı kızılderili topluluğuyla karşılaşmaları ile şekilleniyor. Beyaz Diş özelinde insan-hayvan, insan-doğa ilişkilerini de işleyen romanın, baş karakterinin yarı kurt yarı köpek bir hayvan olması ancak masalsı olmaması başlı başına bu eserin neden bir klasik olduğunu açıklıyor. Zaman zaman bir hayvanın değil, insanın yaşam hikayesini ve gelişim-değişim süreçlerini okuduğunuz izlenimine kapılabilirsiniz. Beyaz dişin içinde bulunduğu koşullar, karşılaştığı diğer hayvanlar (bu diğer hayvanlara insanlarda dahil) dan gördüğü muamele ve buna bağlı olarak şekillenen karakteri irdelenirken, eminim ki bir çok okuyucu yazarın insan ilişkilerine göndermede bulunduğunu hissedecektir.
Beyaz Diş'in annesi Kiche, ilk yaşam alanı Mackenzie ırmağı kıyıları, ilk sahibi Gri Kunduz (Kızılderili), ilk düşmanı Uzun Dudak (Köpek) ilk sahibinden sürekli dayak yiyiyor ve kabiledeki diğer köpeklerinde sürekli saldırısına ve sataşmalarına maruz kalıyor. Hiç dostu olmadan büyüyor. İnsanları (sahiplerini) tanrısı olarak görüyor. Gri Kunduz kızak köpeği olarak kullanıyor zamanla güçlenen Beyaz Diş'i satın alan Güzel Smith dayak ve işkenceler ile onu dövüş köpeği yapıyor. Son tanrısı Weedon Scott, Beyaz Diş'i kurtarıyor ve tüm yaşamı boyunca ilk kez dayak atmayan, kötü davranmayan bir tanrısı oluyor. Scott ile birlikte karakteri ve saldırganlığı büyük oranda değişiyor. Bu son tanrısı ile yaşadıklarının anlatıldığı son bölümü bir solukta okuyacak, duygulanarak ve tebessüm ederek romanı tamamlayacaksınız.
"Zayıfı ezmek, kuvvetliye boyun eğmek kanunu" Beyaz Diş'in tanrılarıyla olan ilişkileri sırasında fark ettiği doğa kanununu, kendi kendime sordum okurken; doğayı sömürüyoruz, bir zamanlar hayvanlara ait olan yaşam alanlarını ele geçiriyoruz ve onları ya kontrol altına alıyoruz ya da kovalıyoruz. Sonra onları saldırgan olmakla suçlayıp, yeri geldiğinde öldürüyoruz. Doğayla ve çevrenizdeki insanlarla olan ilişkilerinizi gözden geçirmenize neden olması muhtemel bir kitap. Bu kitabı okumak kesinlikle zaman kaybı olmaz. İyi okumalar.
Kitabı marketten 2TL'ye satın aldım. Dünya klasikleri olarak basılan bu ve benzeri kitaplar çok ucuza satılıyor. Bunun neden olduğunu araştırdım ama bulamadım. Kağıt kalitesi 15-20 TL civarında satılan kitaplarla aynı olmasına rağmen çok ciddi derecede ucuza satılması ilginç. Yazım hatası da oldukça azdı. Ayrıca yayın evinin siyasi/dini bakış açısını yansıtacak herhangi bir manipülasyon da sezmedim. Eserin orijinaline sadık kalınmış gibi geldi bana.
Yayın evi : Karaca Yayınları (Ankara)
Sayfa Sayısı : 192





