Yaşlı bir adam vardı; hani şu gri kasketli, siyah pardesülü, biraz da kibirli. Üç evi vardı, kendi oturduğu saray yavrusundan başka, orta sınıf bir mahallenin zenginiydi anlayacağın. Kahveye gelir övünürdü malıyla mülküyle, Almanya'daki oğlundan, İstanbul'daki kızından ve tabi onların da zenginliklerinden bahsederken omuzlarını yükseltir, göğsünü kabartırdı. Evet işte o yaşlı adam; Ne oldu O'na?
Öldü.
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder